Sırbistan’ın Başkenti Beyaz Şehir Belgrad

0
Share

Herkese Здрав ! Bugünden itibaren zaman buldukça sizi okurken benimle gezmiş kadar olacağınız değişik gezi rotalarıyla buluşturacağım. Bugün ki rotamız Sırbistan’ın başkenti Belgrad olduğu için girişte sizi sırpça selamladım ve bence latin alfabesi kullanmamak biraz şov artık ama neyse J  Belgrad gezintisine başlamadan önce belirtmek isterim ki gezerken anlatılan her bilgiyi aklımda tutmak yerine sadece ilgimi çeken bilgileri aklımda tutarım demem o ki yazılarımda göreceğiniz her bilgi ilgimi çekmiştir ama o şehirler ve mekanlar hakkında daha ayrıntılı bilgiyi mümkünse bizzat gezip görerek alınız J  

Belgrad Manzara

Belgrad, Sırbistan’ın başkenti ve aynı zamanda en büyük şehridir. Belgrad’a beyaz şehir denilmesinin sebebi kalesini çevreleyen beyaz duvarlardan dolayıdır ama ben Tuna nehrinden dolayı beyazdan çok yeşil şehir demek isteyenlerin sayısının daha fazla olduğunu düşünüyorum.  1.3 milyon nüfusa sahip olan Belgrad Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada yer almaktadır. Ben Sırbistan’da bir gün konakladığım için bu gezintide Belgrad’ın sadece en ünlü üç yerini gezme imkanım oldu. Anlatmaya Kalemegdan (Kale meydanı) ile başlamak en doğrusu olur çünkü burası Belgrad Kalesini de içinde bulunduran şehrin en önemli değerlerinden biri. Muhteşem Tuna nehri manzarasıyla Belgrad’a tepeden bakan meydanda ayrıca birçok müze, park, anıt, galeri ve heykel bulunmaktadır. Meydanın isminden de yola çıkabileceğiniz üzere Osmanlı’dan kalan çokça eser ve bazı türbeler de burada mevcut. Açıkçası benim Belgrad’da gezmekten en çok keyif aldığım yer bu meydandı zaten çok da büyük bir şehir olmadığı için fazla seçeneğiniz olmuyor J

Pobednik Heykeli

Kalemegdan’ın ne tarafını gezerseniz gezin, sonunda yolunuz Pobednik Heykeli’ne (Belgrad zafer anıtı, Viktor heykeli) düşecektir. Pobednik, Sırpça’da zafer, zafer kazanan kişi demektir. 1928 yılında Sırbistan’ın Balkan Savaşları’nda kazandığı savaşların anısına Ivan Meštrović tarafından yapılmıştır. Aslında o zaman heykel şehrin işlek bir meydanına Meydanı’na konulmuştur ama heykel çıplaktır ve belgradlılar heykeli orada istememişlerdir. Bu çıplaklık gözlerden uzak olsun diye heykeli Kalemegdan’a getirmişlerdir (Kalemegdan’nın bu kadar turistik bir yer olacağını öngerememiş olsalar gerek). Heykel Savaş ve barışı sembolize eden bir elinde kılıç, diğer elinde de güvercin tutan bir adamdır. Ivan bey,  heykeli neden çıplak yapma gereği duymuş açıkçası ben de anlamadım ama vardır bir bildiği herhalde adam sanatçı sonuçta bize düşmez sorgulamak..

Belgrad Nehir Manzara

Knez Mihaliova Caddesi Cumhuriyet Meydanından Kalemegdan’a kadar uzanan yürüyüş yoludur. Sadece yayalara ait olan ve trafiğe kapalı olan bu cadde Belgrad’ın en işlek caddelerinden biridir. Cadde adını III. Mihailo’dan almıştır. Belgrad’ın en kalabalık alışveriş merkezi bu caddedir. Cadde üzerinde lüks dükkanlar, tarihi yapılar ve birbirinden şık restoranlar bulunuyor. Belgrad’a gitmişken bu caddeyi görmeden tabi ki dönmeyin ama açıkçası benim çok dikkatimi çeken bir cadde olmamıştı.

Aziz Sava Kilisesi

Ve son olarak Aziz Sava Katedrali, Sırbistan’ın en eski ve en bilinen Ortodoks kilisesi olma özelliğini taşıyor. Kathedral Aziz Sava’ya ithaf edilmiştir. Bu ithaf edilme bazı kaynaklara göre Osmanlı Paşası olan Sinan Paşa’nın, Aziz Sava’yı Katedralin olduğu yere gömdüğü sebebiyledir ancak diğer birçok kaynağa göre Aziz Sava’nın Orta Çağ’da Sırbistan için önemli bir kişi olması sebebiyledir. Teknik olarak Katedral sayılmasa da büyüklüğü ve yerel halk için önemi sebebiyle Katedral olarak anılmaktadır. Mimari yapısı Camiyi de andırmaktadır. Benim Kalemegdan’dan sonra Belgrad’da ilgilimi çeken ikinci ve son mekan bu kathedraldi ve tabi ki içeride mum yakıp dua ettim çünkü etmemek için bir sebep görmüyorum J

Knez Mihaliova Caddesi

‘Tuna nehri akmam diyor’ türküsünü bu yazının şarkısı ilan ediyorum. Bundan sonra da her yazıya bir şarkı ilan ederim çünkü neden etmeyeyim J Umarım Belgrad gezim ilginizi çekmiştir. İlginizi çektiyse,  benim gezip keşfetme fırsatımın olmadığı yerleri siz keşfedip ‘Ah Merveciğim, senin burayı görmemiş olmanın hüznü kapladı her yanımı’ yorumunda bulunmanız dileğiyle!  Bir sonraki gezide görüşmek üzere.. bakalım neresi olacak ?

Related Posts
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Total
0
Share