FLİKOSTON

Bu sayfayı paylaş

Editörün Seçtikleri / Tarih

Büyük Pekmez Seli Neden Çok Öldürücüydü?

Pekmez Seli

Korkunç bir fırtına gibiydi.

15 Ocak 1919’un öğle yemeği saatlerinde, Boston’un kuzey ucunda büyük bir pekmez tankı patladı. Hızı saatte 35 mile kadar ulaşan bir tsunami dalgası gibi iki milyon galondan fazla sıvı döküldü. Pekmezler sokaklara bir sel gibi yayıldı, binaları ezdi ve atları sıkıştırdı. Sonuç olarak 21 kişi öldü ve 150’den fazla kişi hayatını kaybetti. Pekmezin kokusu yıllarca sürdü.

Yüz yıl sonra, analizler felaketi bu denli feci yapan birkaç faktör saptadı. Kusurlu çelik, emniyet gözetimi, değişken hava sıcaklığı ve akışkanlar dinamiği prensipleri bu faktörler arasında yer almaktadır.

Sonuçlar yıkıcıydı.

Pekmez seli hakkında yazılar yazmış olan ve Edwardsville’deki Southern Illinois Üniversitesi’nde inşaat mühendisi ve profesör olan Mark Rossow, “İlkin, biraz gülüyorsunuz, daha sonra onun hakkında okuyorsunuz. Sonuç olarak bu bir felaket,” diyor.

Hemen sonrasında, gazeteler tankın içerisinde çok fazla baskı oluşumuna yol açan fermantasyon hakkındaki spekülasyonları içeriyordu. Bazıları, anarşistleri bomba kurmakla suçladı. Boston Evening Globe, “Uzmanlar Tarafından Tercih Edilen Patlama Teorisi”ni bildirdi. Yıllarca sürdükten sonra sonuçlanan duruşmada uzman tanıklar tarafından elde edilen 20.000 sayfa çelişkili tanıklık verisi topladı.

Pekmez Seli Gazeteler

Sonunda, gerçekten ne olduğu hakkında birçok sorular cevapsız kaldığı gibi, bahsedilen tankın sahibi olan şirket Amerika Endüstriyel Alkol sorumlu bulundu.

Çelik Tank Yapısı Bozuldu

Çok yeni araştırmalar, tankın yapısı ile ilgili bazı ciddi problemlerden bahsetmektedir. 2.5 milyon gallon sıvı taşıyacak şekilde tasarlanmış olup, 50 feet boyunda ve 90 feet çapındadır. Fakat, tankın altta 0.67 inç ile üstte 0.31 inç arasında değişen çelik çeperleri, tamamen pekmez ile dolu tankı desteklemek için çok inceydi. Massachusetts danışmanlığında kıdemli bir yapı mühendisi Ronald Mayville tarafından 2014 yılına ait bir analizi bulundu. Mayville’nin analizine göre, kusurlu perçin tasarımı bir diğer sorundu ve çatlakların ilk oluştuğu perçin deliklerinde gerilimler çok yüksekti. Pekmezlerin 29 kez konteynıra akmasına rağmen, bu doldurmaların sadece dördü neredeyse kapasiteye yakındı. Dördüncü iniş, felaketten iki gün önce, Porto Riko’dan 2,3 milyon galon pekmez taşıyan bir gemi geldiğinde gerçekleşti. Bu noktada tank, 3.5 Olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar pekmez taşıdı.

Pekmez Seli 4

Yetersiz kalınlık ve perçin sorunları ihmal belirtileriydi ve yapı mühendisleri o zamanlar bunu daha iyi biliyorlardı, diyor Rossow. Ancak tank, pekmez damıtılabilen ve 1. Dünya Savaşı sırasında kullanmak için dinamit ve diğer patlayıcılar yapmak için kullanılan silah şirketlerine satılan endüstriyel alkol için artan talebi karşılamak üzere 1915 kışında hızlıca inşa edildi.

Tankı denetlemek ve ilk olarak tankın akışını test etmek için su ile doldurmak yerine, USIA bütün uyarı sinyallerini (doldurulduğu her zaman çıkardığı inleme sesleri de dahil olmak üzere) görmezden geldi. Ayrıca, gözle görülür çatlaklar da vardı. Tank patlamadan önce, çocuklar, damlayan tatlı pekmez ile doldurmak için bardaklar getiriyordu.

“Bir işçi, potansiyel tehlikenin kanıtı olarak tankın duvarlarından gerçek çelik parçalarını, mali işlerden sorumlunun ofisine getirdiğinde, ‘Benden ne yapmamı istediğinizi anlamadım. Tank hala yerinde duruyor’ dedi.” diye yazmakta Rossow, 2015 analizinde.

Rossow’un belirttiğine göre o zaman mühendislerin bilmediği şey, çeliğin çok az manganez ile karışmasıydı. Bu ona yüksek sıcaklık sağlıyordu ki bu metali 15 derecenin altına düştüğünde kırılgan yapıyor. Felaketin yaşandığı günün hava sıcaklığı yaklaşık 4.4 dereceydi. Kırılganlığı bardağı son taşıran damla olabilir.

Rossow, “Çok fazla suçlu vardı,” diyor. “Benzer bir kusur, 2. Dünya Savaşı sırasında ABD tarafından inşa edilen bazı önceki Özgürlük gemilerinin başına geldi,” diye ekliyor.

Pekmez Seli 5

Pekmezlerin İlk Dalgası Korkunç Bir Şekilde Hızla Hareket Etti

Denver’da havacılık mühendisi olan ve akışkanlar dinamikleri web sitesi olan FYFD’nin yazarı Nicole Sharp, “Taşkınlar açıldığında, akışkan dinamiği prensipleri sorunu birleştirdi,” diyor. Bir grup lisans öğrencisinin etkinliğin ölçekli bir modelini oluşturduğu Harvard Üniversitesi’nde bir dersin öğretilmesine yardımcı olduktan sonra pekmez seliyle ilgilenmeye başladı. Küçük bir karton Boston’a bir fıçı mısır şurubu bıraktılar ve olanları filme almak için yüksek hızlı kameralar kullandılar.

Sharp, “Mısır şurubunun minik figürinler içine aldığını izledim,” diyor. “Tsunami dalgasının size çarpması gibiydi. Kazanın fiziğine bakmak istememe yol açtı.”

Özellikle pekmezin ne kadar hızlı aktığına dair raporlarla ilgilendi. Sudan 1,5 kat daha yoğun olan pekmezler, herkesin de bildiği gibi yavaş akarlar. Fakat selde, ketçap veya diş macunu gibi bir sıvı olan pekmez, bir çamur kayması, çığ veya lav akışı gibi bir yerçekimi akımı olarak hareket ediyordu. Pekmezin özelliklerine dayanarak, Sharp’ın hesaplamaları, ilk dalganın 35 mph kadar hızlı bir şekilde hareket ettiğini doğruladı.

Pekmez Seli 2

Hafif Sıcaklıklar, Ardından Sıvıdaki Soğuk Sıkışmış Kurbanlar

Günün ılımlı koşulları muhtemelen yaklaşık iki blok boyunca dışarı akan pekmezin yayılmasına yardımcı oldu. Sıcaklık düştükçe koşullar o gece çok daha kötüleşti ki bu, sıvının gittikçe yapışkan hale gelmesine neden oldu.

Zaten düşmüş binalar tarafından tutturulmuş, bazı kurbanlar pekmeze sıkışmamıştı. Sıvı, bazı yerlerde ayak derinliğindeydi. Sharp, en az bir kişinin kazadan saatler sonra boğulma nedeniyle öldüğünü söylüyor. Kaza, Temmuz sıcağında meydana gelmiş olsaydı ve pekmezler tanktan daha uzağa yayılsaydı, kurtarma çabaları daha kolay olurdu, diye tahminini belirtiyor. Pekmez selinde nelerin yanlış gittiğini açıklamak için birçok bilim var. Mühendislik felaketlerinin ne zaman ihmalin bir sonucu olduğunu anlamak için bina çökmelerini ve diğer vaka analizlerini tespit eden Roslow, “Ancak, kaza nihayetinde etik kurallara aykırıydı,” diyor.

“Baktığım çoğu şeyin, bilimsel bilginin eksikliğiyle, sorumlu kişilerin sorumluluğunun olmaması kadar bir ilgisi yok,” diyor. “Bilimi anlamaktan ziyade, etik bir konu.”

( History websitesinin Emily Sohn tarafından yazılan “Why the Great Molasses Flood Was So Deadly” adlı yazısından çeviren : Seval ALTUN)

Bu sayfayı paylaş

Seval Altun Medeniyet Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde okumaktadır.

Yanıt

E-posta adresin yayınlanmayacakZaruri alanlar işaretlendi *

HTML etiket ve özellikleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>