FLİKOSTON

Bu sayfayı paylaş

Editörün Seçtikleri / Tarih

Belgrad Kuşatması

Sırplar Üzerine İlk Harekât

Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un fethi sonrasında işlerini yoluna koyduktan 20 gün sonra Edirne’ye hareket etti. Edirne’yi kendisine harekât üssü tayin eden genç Sultan, bu sefer Mora’nın fethini arzuluyordu. Sultan Mehmed için Mora’da, Doğu Roma’nın uzantısı olan bir ülke ve yönetici sınıfı da Roma Hanedanlarından oluşuyordu. Roma Hanedanlığına mensup oluşları ileriki bir dönemde İstanbul üzerinde hak ihya etmelerine ve Batı’da bulunan Hristiyan âleminden de yardım alabilecekleri anlamına geliyordu. Ayrıca Sultan Mehmed Mora’nın Akdeniz’de stratejik önemini biliyor, buranın fethi sonrasında Doğu Roma’yı nasıl yıktıysa aynı şekilde Batı Roma’yı da Mora’nın stratejik önemi sayesinde yıkmaya çalışacak, İtalya kıyılarına buradan saldırılar gerçekleştirecekti. Fakat bu dönemde İstanbul’un Türk Devleti eline geçmesine kayıtsız kalmak istemeyen Papa Balkanlarda bulunan despotluklar ile irtibata geçmeye karar verdi.  Balkanlarda bulunan Bosna, Eflak, Sırp, Mora ve Arnavut despotları Papa ile görüşüp bir Haçlı ittifakından çekinerek, İstanbul’un fethi sonrasında kendi üzerlerine gelmesinden korktuğu genç Sultan’a tebrik mesajları göndermeye başladılar. Bu dönemde Sırp Kralı Brankovic, Edirne’ye elçi göndererek Sulh teklifinde bulundu. Fakat Sultan Mehmed bu teklifi kabul etmeyerek, derhal Sırbistan’ın işgal ettiği Osmanlı topraklarını bırakmasını aksi takdirde Osmanlı’nın bu yerleri savaşarak alacağını belirtti. Sırp Kralı bu teklifi yok saymanın yanında Osmanlı topraklarına tekrardan saldırılarda bulunmaya başlayarak Ulahlar ve Macarlar ile gizli bir şekilde ittifak kurmaya çalıştı. Sırp askerleri saldırdıkları Türk köylerini yakıp yıkıyor ve katliam yapıyorlardı. Edirne’de bulunan Sultan Mehmed bu durumu öğrendikten sonra emrinde bulunan 20 bin kişilik kuvveti ile Sırp kuvvetleri üzerine harekete geçti. Sultan Mehmed ’in üzerine geldiğini öğrenen Sırp Kralı Brankovic ilk hedefinin Semendire olacağını düşünerek bu kaleyi tahkim ederek, kaleyi savunabilecek kadar da asker bıraktı. Hazinesini de Sivrice Hisar kalesine bırakan Kral, Macarlardan yardım istemek üzere Budapeşte’ye yola çıktı.

Belgradseferi1

Bu sıralarda Macaristan’da da Osmanlı aleyhine bir tutum vardı. Sırp Kralının da yardım istemesi üzerine Macarlar, Osmanlı’nın en büyük düşmanlarından olan ve Osmanlıları harp sahasında birçok kez mağlup eden Hunyadi Yanoş komutasında bir ordu hazırlamaya başladı.

Sultan Mehmed ise ordusunu iki koldan Sırbistan içlerine doğru sokuyordu. Sırp öncü birliklerinin kaçarak kaleye sığınması sonucunda Belgrad önünde iki öncü kale olan Semendire ve Sivrice Hisar kuşatıldı. Semendire’nin kuşatma altına alınacağını daha önceden sezen Sırp Kralının tahkimleri sonucunda Semendire zapt olunamadı. Sivrice Hisar ise kolayca ele geçirilerek Kralın hazinesine el konuldu.

Osmanlı-Sırp-Macar Çatışması

Sultan Mehmed devam eden Semendire kuşatmasını ani bir şekilde kaldırıp, Firuzbeyoğlu ise Sivrice Hisar’da öncü birlik olarak bırakıp Edirne’ye doğru geri çekildi. Sultan Mehmed ’in geri çekilme nedeni Hunyadi Yanoş komutasındaki Macar ve Sırp kuvvetlerinin Sivrice Hisar kalesine saldırıp Firuzbeyoğlu komutasındaki Osmanlı birliklerini imha edince anlaşıldı. Sultan Mehmed kendisinden sayıca üstün olan Macar ve Sırp kuvvetlerinin üzerine geldiği istihbaratını almış, daha büyük bir ordu toplamak için Edirne’ye geri çekilmişti.

Sivrice Hisar’ı tekrardan ele geçiren Macar ve Sırp Kuvvetleri bu sefer Osmanlı toprağı olan Niş’i ise işgal ettiler. Burada büyük katliamlar yapan Hunyadi Yanoş, Sultan Mehmed’e karşı bir meydan muharebesi göze alamadığı için Belgrad’a geri çekildi.

Belgrad Seferi

Yapılan hamlelere kayıtsız kalmayan Sultan Mehmed akıncılarına emir vererek Macaristan topraklarına saldırmalarını ve onları müşkül duruma düşürmelerini istedi. Macaristan topraklarına akınlar yapılması neticesinde Hunyadi Yanoş komutasındaki ordu Budapeşte’ye geri çekilmek zorunda kaldı. Sırp Kralı Brankovic tekrardan Sultan Mehmed ile sulh yapmak istedi ve karışlığında vergi vermeyi de kabul etmişti. Fakat Sultan Mehmed bunu kabul etmeyerek, toplamış olduğu yaklaşık 100 bin kişilik kuvvet ile Sırbistan üzerine harekete geçti. Bu durumu haber alan Sırp Kralı Brankovic Belgrad’dan ayrılarak Macaristan’a kaçtı. Sultan Mehmed, işgal edilen Niş’i tekrardan Osmanlı mülküne kattıktan sonra direkt olarak Belgrad üzerine yürüdü.

Belgradseferi2 1

Belgrad şehri Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada kurulmuş çok müstahkem bir mevkide bulunuyordu. Sultan Mehmed Belgrad’ın fethi için yeni döktürdüğü toplar ile kale önünde mevzilenerek, kaleyi kuşattı. Şehrin surlarını top atışına tutmaya başladı Sultan Mehmed, etrafta bulunan casusları sayesinde Sırp Kralının toprak vaadi ile Macarlardan destek alacağını ve Belgrad’a geleceğini öğrenmişti. Öncü birlikleri komuta eden Dayı Karaca Bey’den gelen haber ise Macarların harekete geçtiği yönündeydi. Papa’nın da teşvikiyle nihayet 60 bin kişilik Haçlı Kuvveti Hunyadi Yanoş komutasında Osmanlı üzerine harekete geçmişti. Bu sırada Osmanlı Kuvvetleri var gücüyle kaleye taarruz ediyordu. Kalenin düşmesi an meselesi iken Tuna’nın kuzeyinde Haçlı Kuvvetlerinin göründüğü haberi ulaştı.

Sultan’ın emrinde hızlı bir şekilde harp meclisi toplandı. İlk olarak Dayı Karacabey fikrini söyledi. Dayı Karabey Osmanlı Ordusunun Tuna’nın kuzeyine geçerek gelen Haçlı kuvveti ile çarpışmasını mağlup edildikten sonra kuşatma altında bulunan şehre geri dönerek şehrin alınmasını savundu. Fakat genç Sultan Mehmed, diğer komutanlarının ilk önce şehri düşürmelerinin daha sonra Haçlı ordusuna karşı savaşmaları fikrini kabul ederek büyük bir hataya düştü. Hunyadi Yanoş ordusunun yarısını Belgrad şehrinin içine soktu. Osmanlı Kuvvetleri gedik açıp şehrin içerisine girse de yeni gelen kuvvetler tarafından imha edilmeye başlandı. Bu durumu gören Sultan bütün orduyu kale dibine sevk etti. Bir bölük Yeniçerinin de surlara gittiğini gören Hunyadi Yanoş zayıf kalmış Osmanlı Karargâhına doğru emrindeki askerlerle saldırıya geçti. Saldırının şiddeti ile padişahı korumakla görevli olan yeniçerilerin sağ ve sol kanatları etrafa kaçışmaya başladı. Bu duruma çok sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Yeniçeri Ağası Hasan Ağa’yı azarlayarak atına bindi ve hızla düşman üzerine atıldı. Sultan Mehmed’in bu hareketini gören beyler de arkasından savaşa girdi.  Padişahın düşmanların arasında girip mertçe savaştığını gören Yeniçeriler tekrardan toparlanarak Padişahı korumak üzere düşmana saldırıya geçtiler. Sultan Mehmed bu sırada baldırından bir kılıç darbesi alarak yaralandı. Yeniçerilerin sert saldırılarına dayanamayan Haçlılar geri çekilmeye başladı. Yeniçeriler geri çekilen Haçlıları kale önüne kadar kovalamaya başladılar. Fakat Osmanlı’nın durumu çok kötüydü. Yeniçeri Ağası Hasan ve Dayı Karacabey dâhil Osmanlı ordusunun çoğunluğu şehit düşmüştü. Sultan Mehmed durumun daha kötü olmasından korkarak ordusuna geri çekilme emri vererek, Belgrad’ı bir başka zaman feth etmek üzere geri dönmeye karar vermiş oldu.

Kaynakça

  • AGOSTON, G. (2017). Osmanlı’da Ateşli Silahlar. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
  • ATSIZ, H. N. (2018). Aşıkpaşaoğlu Tarihi. İstanbul: Ötüken Yayınevi.
  • İNALCIK, H. (2019). Fatih Sultan Mehemmed Han: İki Karanın Sultanı, İki Denizin Hakanı, Kayser-i Rum. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
  • JORGA, N. (2007). Fatih ve Dönemi Büyük Türk. İstanbul, Yeditepe Yayınevi.
  • KINROSS, L. (2008). Osmanlı İmparatorluğu Yükselişi ve Çöküşü. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi.

Bu sayfayı paylaş

Enes Gökdağ, Gazi Üniversitesinde Tarih bölümünde okumaktadır.

Yanıt

E-posta adresin yayınlanmayacakZaruri alanlar işaretlendi *

HTML etiket ve özellikleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>