FLİKOSTON

Bu sayfayı paylaş

Kişisel Gelişim

Neden iletiş(em)iyoruz?

Neden Iletişemiyoruz

Her platformda söylenip duruyoruz. Her sözün, her sorunun, her anlaşamamanın sonunda;

İletişim kuramadık!

Anlaşamıyoruz.!

Beni anlamıyorlar!   

Ne yapsam anlaşılmıyor!

Gibi birçok şikâyet ve seslenişlerde bulunuruz. Peki gerçekten neden birçok durumlarda iletişim kuramıyoruz?

Sorun konuşanda mı, yoksa karşıda mı?

İşte bu yazımızda bunu ele alacağız. İletişim hepimizin bildiği bilgileri, duyguları karşı tarafa en yalın en sade şekilde aktarılmasıdır. Peki bunu yaparken ne yapıyoruz da iletişim belirli bir yerden sonra kopuyor. Ve anlaşılması zor bir durum alıyor. Sanırım yaşadıklarımız, önyargılarımız işin içine giriyor. Biz evet konuşuyoruz lakin gerçek duygularımızı veriyor muyuz acaba?

Biz sohbet edip anlatıyoruz ama kendimiz mi oluyoruz yoksa karşıdakinin olmasını istediğimiz kişi mi oluyoruz.

İşte tüm sorun buradan sonra başlıyor.

Bizler anlatmaya çalışıyoruz, anlaşılmaya değil. Bizler konuşmak istiyoruz dinlemede acele ediyoruz. Yani kaşımızdakini soru sormak araya girmek için dinliyoruz. Anlamak için dinlemiyoruz. Sanırım en büyük sorun da bu.

Bir iletişimde en büyük mihenk taşı, püf nokta sanırım bu olsa gerek.

Yani;

Doğru bir iletişim kurmak için;

-Anlamak için dinlemeli

-Empati yapmalı

Bu işin en başı tabiî ki.

Mutlaka başka önemli özelliklerin de olması faydalı olacaktır. Konuyu biraz detaylı incelediğimizde şu sunuca çok rahat varabiliriz.

Bizler aceleci bir milletiz ve hemen cevap vermek istiyoruz. Hemen soru sormak istiyoruz. Hele ki yeni nesil Z ve Y kuşağı daha da aceleci davranmaktadır.

Burada şunu söylemek sanırım çok yerinde olacaktır. İyi bir dinleyici olduğumuzda birçok sorunun da cevabının konuşmanı içinde olduğunu göreceğiz. Yani bir konuşmayı dinlerken aceleci davranıp soru sorduğumuzda 10 soru soruyorsak konuşmanın tamamını dinlediğimizde belki 3 veya 4 soru soracağız. O sebepten iyi dinleyiciler, iyi anlayanlar ve çok iyi soru soranlardır. Acele etmeden dinlemek iletişim en önemli kurallarından birisidir.

İkinci önemli konu ise konuştuğumuz kişiyi anlayabilmektir. Yani o ne anlatmaya çalıştığını iyi anlamak gerekir. Çünkü insanlar genelde duygu ve düşüncelerini tam aktaramazlar. Yani konuştukları ile düşündükleri farklı olmaktadır. Bunun da en önemli kuralı empati yapıp ne anlattığı ile ilgili geri bildirimler almaktır.

Yani ne söylemek istediğini sorular sorarak anlamaya çalışmaktır. Bu da iletişimin en verimli yapılmasında önemli bir kuraldır.

Dolayısı ile doğru ve etkili bir iletişimde; Anlamak için dilersek ve karşımızdaki kişinin ne anlatmak istediğini öğrenebilirsek en verimli iletişimi kurmuş oluruz.

Bu sayfayı paylaş

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mühendislik fakültesi mezunu ve aslen Zonguldaklı olan Gurbet Altay, uzun yıllar perakende sektöründe çeşitli görevlerde çalışmıştır. Srasıyla reklam ve halkla ilişkiler müdürü, idari işler müdürü, kurumsal satış müdürü ve yönetim kurulu temsilciliği yaptıktan sonra Mart 2009 tarihinde daha fazla hizmet verebilmek için Eğitimci ve Danışman olarak çeşitli görevlerde bulunmuştur. Birçok üst düzey kuruma danışmanlık hizmeti veren Altay seminerler ve eğitimler vermekte, radyo ve televizyonda düzenlediği çeşitli programlarda perakende, ekonomi, sektör ve tüketiciye dair görüşlerini paylaşmaktadır.. İstanbul Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görevini sürdüren Altay’ın, gelirini çocuk esirgeme kurumuna bağışladığı bir de şiir kitabı vardır ve halen Zonguldak Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Yanıt

E-posta adresin yayınlanmayacakZaruri alanlar işaretlendi *

HTML etiket ve özellikleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>